Her Zorlanma Hastalık mı? Normal Tepki ile Bozukluk Nasıl Ayrılır?
Uzun süredir kendinizi iyi hissetmiyorsanız, "bende bir şey mi var" diye sormanız çok doğal. Bu soruyu sormak bile insanı yorar, çünkü cevap iki şeyden biri gibi görünür: ya her şey normal, ya bir hastalık.
Net cevabı baştan vereyim: her rahatsızlık bir hastalık değildir. Bazıları, anormal giden bir şeye verilen normal tepkidir.
Klinik deneyimim gösteriyor ki ruh sağlığında en sık yapılan hata, ruhsal yapının sağlıklı tepkileriyle hastalığı karıştırmaktır. Aşağıda bu karışıklığın en sık yaşandığı altı durumu anlatıyorum.
Kayıp sonrası çökkünlük her zaman depresyon mudur?
Hayır. Kişi "telafi edilemez olanı" kabule zorlandığında geçici olarak hayattan geri çekilir.
Bu geri çekilme, kaybın ağırlığına verilen bir tepkidir. Her çökkünlük tedavi gerektiren bir depresyon anlamına gelmez.
Yoğun kaygı her zaman kaygı bozukluğu mudur?
Hayır. Bazen zihin, gerçekten güvensiz ve tehlikeli bir noktaya doğru gidişatın alarmını verir.
Böyle bir durumda kaygı bir hastalık değil, bir uyarıdır. Susturulması gereken şey kaygı değil, onun işaret ettiği şeydir.
Biten ilişki sonrası içe çekilme sağlıksız mıdır?
Her zaman değil. Bazen bu durum, ruhsal yapının aynı hatayı tekrar etmemek için araya mesafe koymasıdır.
İçe çekilmenin sağlıksız kaçınma mı yoksa korunma mı olduğu, ancak ayrıntıya bakılınca anlaşılır.
Artan öfke dürtü kontrol sorunu mudur?
Çoğu zaman değil. Çoğu zaman bu, yıllarca alttan almanın ve yutulmuş ihlallerin gecikmiş tepkisidir.
Öfke bu durumda bir kontrol bozukluğu değil, uzun süre ertelenmiş bir cevabın geç gelmesidir.
Duygusal donukluk her zaman sağlıksız bir kopma mıdır?
Hayır. Bazen ruhsal yapı, taşımakta zorlanacağı yükü hissetmemeyi tercih eder.
Bu bir koruma biçimidir. Donukluğu bastırmak, koruduğu şeyi ortadan kaldırmaz.
Kararsızlık her zaman anksiyete ya da işlev kaybı mıdır?
Hayır. Bazen zihin güvende hissetmez ve yanlış bir yöne gitmektense durmayı seçer.
Bu durumda kararsızlık bir eksiklik değil, bir temkindir.
Peki hangi belirti tedavi ister?
Psikiyatrik tedavi, her belirtiyi ve rahatsızlığı ortadan kaldırmak değildir. Asıl ustalık, hangi belirtinin tedavi istediğini, hangisinin ise anlam bulmak istediğini ayırt edebilmektir.
Tedavi edilmesi gereken bir belirtiyi anlamlandırmaya çalışmak da, anlam taşıyan bir tepkiyi tedaviyle susturmaya çalışmak da aynı ölçüde yanıltıcıdır.
Kendinize sorabileceğiniz soru
Yaşadığınız rahatsızlığın ne olduğundan emin değilseniz, şunu sorun:
"Bu rahatsızlığı ortadan kaldırmak mı istiyorum, yoksa ne anlama geldiğini anlamak mı?"
Bu iki cevap farklı yollara çıkar. Ortadan kaldırmak istediğiniz bir belirti varsa, değerlendirme ve tedavi gündeme gelir. Anlamını merak ettiğiniz bir tepki varsa, önce o tepkinin nereden geldiğine bakmak gerekir.
Bu ayrımı yapmış olmanız, ilk görüşmede ne istediğinizi net söylemenizi sağlar. Çünkü iyi bir değerlendirme, rahatsızlığın adını koymaktan önce, onun sizin hayatınızdaki yerini anlamaktır.
Uzm. Dr. Alper Baş — Psikiyatri ve Psikoterapi





Yorumlar