top of page

Belirtilerim Neyin İşareti? Aynı Belirti, Apayrı Tanılar


Bir belirtiyi internette aratmak neredeyse herkesin yaptığı bir şey. Sonuç genellikle iki uçtan biri oluyor: ya "önemli değil, geçer" ya da ciddi bir hastalığın adı. İkisinin arasında kalmak yorucu; çünkü aynı belirti gerçekten de çok farklı şeylerin işareti olabiliyor.

Net cevabı baştan vereyim: psikiyatride belirti tek başına yeterli değildir. Aynı belirti bazen sıradan bir zorlanmanın parçasıdır, bazen yaygın bir psikiyatrik sorunun, bazen de çok daha ağır bir tablonun.

Klinik deneyimim gösteriyor ki hastaların en çok zorlandığı yer burası. Aşağıda en sık başvuru nedeni olan belirtileri tek tek ele alıp, aynı belirtinin hangi farklı yerlere işaret edebileceğini anlatıyorum.


Uyuyamamak neyin işareti olabilir?

Bazen kişinin hayatındaki yük artmıştır ve zihin gün bittiğinde kapanmakta zorlanır.

Bazen bu tablo anksiyetenin parçasıdır; kişi gevşeyemediği için uyuyamaz. Ama bazen manik bir dönemin işaretidir: kişi uyumaz, ve buna rağmen yorgun da hissetmez. Son ayrım kritiktir, çünkü uykusuzluğa yorgunluğun eşlik etmemesi psikiyatride ayrı bir yere bakmayı gerektirir.


Enerji düşüklüğü ne anlama gelir?

Bazen kişi uzun süredir çok yorulmuştur ve gerçekten sadece dinlenmeye ihtiyacı vardır.

Bazen bu tablo depresyonun parçasıdır; enerji ve istek belirgin biçimde düşer. Ama bazen tiroid hastalıkları ve anemi gibi bedensel durumların ilk işareti olabilir. Bu yüzden enerji düşüklüğü, ruhsal bir değerlendirme kadar bedensel bir değerlendirme de gerektirir.


Dikkat sorunu her zaman dikkat eksikliği midir?

Değildir. Bazen zihin fazla yük altındadır ve dikkat bu yüzden kolay dağılır.

Bazen bu tablo anksiyetenin parçasıdır; sürekli olası riskleri tarayan bir zihin, önündeki işe odaklanamaz. Ama bazen gerçekten dikkat eksikliği dediğimiz nörogelişimsel bir durumdur. Üçünün tedavisi birbirinden farklıdır, o yüzden ayrım baştan yapılmalıdır.


Sinirlilik ve tahammülsüzlük neyi gösterir?

Bazen kişi uzun süredir stres altındadır ve eşiği düşmüştür.

Bazen bu tablo anksiyetenin parçasıdır; sabır eşiği kaygıyla birlikte iner. Ama bazen bipolar bozukluğun mani döneminin habercisidir. Buradaki fark genellikle sinirliliğin tek başına mı, yoksa enerji, uyku ve hız değişiklikleriyle birlikte mi geldiğinde saklıdır.


İçine kapanmak her zaman depresyon mudur?

Değildir. Bazen kişi bir süre geri çekilmeyi tercih ediyordur ve bunun bir sorun olması gerekmez.

Bazen bu tablo depresyonun parçasıdır; insanlara karşı ilgi azalır. Ama bazen psikotik süreçlerin erken işareti olabilir. Bu ihtimal nadirdir, yine de içe kapanmanın süresi ve niteliği dikkatle değerlendirilir.


Sürekli düşünmek ne zaman belirti sayılır?

Bazen kişi gerçekten bir sorunu çözmeye çalışıyordur ve zihni bu yüzden meşguldür.

Bazen bu tablo anksiyetenin parçasıdır; zihin olası riskleri hesaplamayı bırakmaz. Ama bazen obsesif düşünceler devrededir: düşünce kişinin isteği dışında tekrar eder ve durdurulamaz. Aradaki fark, düşünmenin bir amaca hizmet edip etmediğinde ortaya çıkar.


Şüphecilik nerede sorun haline gelir?

Bazen kişi gerçekten güven kırıcı bir deneyim yaşamıştır ve temkinli davranıyordur.

Bazen bu tablo anksiyetenin parçasıdır; kişi risk ihtimallerini fazla hesaplar. Ama bazen paranoyadır: kişi insanların kendisine kasıtlı olarak zarar vereceğine inanır. Temkinli olmak ile zarar göreceğine inanmak aynı şey değildir, ve bu ikisi arasındaki mesafe klinik olarak büyüktür.


Peki bu belirsizlik nasıl çözülür?

Psikiyatride aynı belirti bazen sıradan bir zorlanmayı, bazen bir hastalığı, bazen de çok daha ciddi bir bozukluğu gösterebilir.

Bu yüzden iyi bir muayene belirtiyi saymakla yetinmez; o belirtinin ne anlama geldiğini ve yanında neyin bulunduğunu değerlendirir. Belirtinin kendisi bir kelime gibidir — anlamı ancak içinde bulunduğu cümleyle netleşir.


Kendinize sorabileceğiniz soru

Bir belirtiden rahatsızsanız, kendinize şunu sorun:

"Bu belirti tek başına mı duruyor, yanında başka neler var?"

Bu soru göründüğünden önemlidir. Tek bir belirti neredeyse hiçbir şeyi ayırt ettirmez; belirtilerin bir arada nasıl durduğu ise çoğu zaman doğrudan yön gösterir. Uykusuzluğun yanında yorgunluk var mı, yok mu — bu tek ayrıntı bile değerlendirmeyi tamamen değiştirir.

Görüşmeye giderken belirtinizi değil, belirtilerinizin bir arada nasıl seyrettiğini anlatmaya hazırlanmanız, ilk seansta kat edilen yolu belirgin biçimde artırır.

Uzm. Dr. Alper Baş — Psikiyatri ve Psikoterapi

Yorumlar


bottom of page