top of page

Belirtiyi Susturmak Tedavi mi? Belirtinin Ötesine Bakmak Ne Demek?

2 gün önce
2 dakikada okunur

Belirtileriniz hafiflediyse rahatlamanız çok doğal. Ama bazı kişilerde belirtiler geçer ve bir şeyin hâlâ yerinde durduğu hissi kalır. İnsan bu noktada "iyileştim mi, iyileşmedim mi" sorusunun arasında kalır.

Net cevabı baştan vereyim: belirtiyi susturmak mümkündür, ama belirtiyi üreten ruhsal yapıyı anlamadan yapılan her müdahale geçicidir.

Klinik deneyimim gösteriyor ki danışanın dile getirdiği birçok ruhsal belirti, onu üreten ruhsal yapının ürünüdür. Aşağıda belirtinin ardında neler olabileceğini ve tedavinin neye bakması gerektiğini anlatıyorum.

Kaygı her zaman bir hastalık mıdır?

Kaygı çoğu zaman bir hastalık değil, ruhsal sistemin hassas çalışan bir uyarı mekanizmasıdır.

Bu yüzden amaç alarmı susturmak değil, gerçek tehdit ile yanlış alarmı ayırt edebilmeyi öğrenmektir.

Depresyon bazen bir korunma mıdır?

Bazı ruhsal yapılarda depresyon, aşırı yükten korunma mekanizmasıdır.

İyileşme sadece ilaçtan gelen enerjiyle değil, o aşırı yükü taşıyabilecek bir ruhsal yapının gelişmesiyle olur.

Takıntıların altında ne vardır?

Obsesyonlar kontrol etme isteğinden doğmaz; kontrolün kaybolacağına dair bir kaygıdan doğar.

Bu yüzden belirtiyi hedef almak yetmez. Kontrol kaybını tehdit olarak algılayan yapıyla da çalışmak gerekir.

Bedensel belirtiler ruhsal olabilir mi?

Bazı bedensel belirtiler bir hastalık değil, zihnin taşıyamadığı yükler için bedenden yardım isteğidir.

Belirti sustuğunda mesele çözülmez; yalnızca başka bir yerden devam eder.

İlacın sınırı nedir?

İlaç belirtiyi yatıştırır. Ama ilacın sınırı nettir: kişilik organizasyonunu dönüştüremez.

Bu yüzden bazı hastalar düzelir ama kalıcı bir ilerleme olmaz.

Terapinin de bir sınırı var mı?

Evet. Terapi sadece belirtiyi hedef aldığında, ruhsal yapı sessiz kalmaz, direnç üretir.

Çünkü bazı belirtiler, ruhsal sistemin ayakta kalmak için ödediği bir bedeldir.

Belirtinin işlevi ne demek?

İyi klinisyenlik belirtileri hızla bastırmak değildir. Belirtiler geri çekildiğinde çoğu hasta önce rahatlar. Ancak bazıları için bu rahatlamanın ardından duygusal ve ilişkisel yükler daha belirgin ortaya çıkar.

Bu, tedavinin ters gittiğini göstermez. Belirtinin bir yükü taşıdığını, yük görünür olunca da ona bakılması gerektiğini gösterir.

Peki tedavi neye bakar?

Psikiyatrik tedavi belirti avcılığı değildir. Ruhsal yapının neye dayanabildiğini, ne ile çöktüğünü ve ne ile ayakta kaldığını anlama işidir.

Belirtiyi merkeze koyan tedavi rahatlatır. Ruhsal yapıyı merkeze koyan tedavi dönüştürür.

Kendinize sorabileceğiniz soru

Belirtileriniz hafiflediği halde bir şeyin yerinde durduğunu hissediyorsanız, şunu sorun:

"Belirtim sustuktan sonra, onun taşıdığı yük bana ne olarak geri döndü?"

Bu soru, belirtinin gerçekten çözüldüğünü mü yoksa başka bir yere taşındığını mı gösterir. Yük başka bir biçimde dönmüşse, bu hekiminizle konuşulması gereken en değerli bilgidir.

Çünkü "belirtilerim geçti" cümlesi bir sonuçtur; ardından ne geldiğini anlatmak ise tedavinin bir sonraki adımını belirler.


Uzm. Dr. Alper Baş — Psikiyatri ve Psikoterapi

Yorumlar


bottom of page