top of page

Antidepresan Kullanıyorum Ama Depresyonum Geçmiyor: Neden?

2 gün önce
2 dakikada okunur

İlaca başlamış, bir miktar rahatlamış, ama tam olarak iyileşmediğini hissediyorsanız, bu durumu ilk fark eden siz değilsiniz. İnsan bu noktada çoğu zaman ya ilacı ya da kendini sorgular. İkisi de anlaşılır, çünkü ilaca başlarken beklenen şey depresyonun tamamen geçmesidir.

Net cevabı baştan vereyim: bazı depresyonlarda ilacın etkisi sınırlı kalır, çünkü sorunun önemli bir kısmı beyin kimyasında değil, ruhsal yapının derin düzeneklerinde yer alır.

Klinik deneyimim gösteriyor ki bu durum ilacın işe yaramadığı anlamına gelmez. İlaç kendi alanında çalışır; geriye kalan kısım başka bir yerden ele alınmayı bekler. Aşağıda bu durumun en sık dört biçimini anlatıyorum.

Bastırılmış öfke depresyon gibi görünebilir mi?

Evet. Dışa vurulamayan öfke, ifade bulamadığında kişinin kendisine yönelir.

Bu öfke çoğu zaman öfke olarak görünmez. Suçluluk, değersizlik ve tükenmişlik kılığına bürünür. Kişi kendini yetersiz ya da suçlu hisseder, oysa altta söylenememiş bir öfke bekliyor olabilir.

Antidepresan bu öfkenin kaygı ve huzursuzluk gibi etkilerini hafifletir. Ama öfkenin kaynağını ve neden bastırıldığını ortaya çıkarmaz.

Çocuklukta yalnız bırakılma depresyonu etkiler mi?

Bazı depresyonlar, çocuklukta duygusal olarak yalnız bırakılma deneyiminden köken alır.

Böyle bir geçmişi olan kişide her yeni iş kaybı ya da biten bir ilişki gibi kayıp tehdidi, bu yalnız bırakılmanın yasını yeniden harekete geçirir. Bu yüzden bir kayıp, beklenenden çok daha ağır gelebilir.

Antidepresan bu yasa eşlik eden belirtileri hafifletebilir. Ama yasın işlenmesini sağlayamaz. Tutulmayan yas ise zamanla depresyona döner.

Kişilik yapısı depresyonun ilaca yanıtını nasıl etkiler?

Kişilik bozukluğu zemininde gelişen depresyonlar ilaca kısmi yanıt verir.

Bunun nedeni, belirtilerin beyin kimyasından çok kişilik yapısındaki savunma mekanizmalarının bir uzantısı olmasıdır. Bu kişilerde depresyon, daha çok ilişki temelli bir acı olarak yaşanır. İlaç beyin kimyasını düzenler ama ilişkisel şemaları, yani kişinin yakınlıkta tekrar tekrar yaşadığı kalıpları değiştiremez.

İyileşmeye direnç ne demek?

Bazı hastalar bilinçdışı düzeyde iyileşmek istemez. Bilinçdışı olduğu için kişi bunu çoğu zaman fark etmez.

Çünkü hastalık, sorumluluktan ya da yüzleşmeden kaçmanın bir aracı haline gelmiştir. İlaç bunu kıramaz. Bunu görünür kılacak olan şey, hastayla yapılan konuşmadır.

Bu, ilacın işe yaramadığı anlamına mı gelir?

Hayır. Antidepresanlar, depresyonun bataklığına saplanmış birine uzatılan güçlü bir iptir. İp kişinin kurtulmasını mümkün kılar; ama neden oraya saplandığını ip söylemez.

Eğer ilacınız fayda sağlıyor ama sizi tam olarak iyileştirmiyorsa, kimyanız düzelmiş, ruhsal gerçeğiniz ise çözülmeyi bekliyor olabilir.

Kendinize sorabileceğiniz soru

İlaç kullanıyor ve tam olarak iyileşmediğinizi düşünüyorsanız, kendinize şu ayrımı sorun:

"İlaçtan sonra hafifleyen şey yorgunluk ve huzursuzluk gibi belirtiler mi, yoksa suçluluk ve değersizlik gibi içimde taşıdığım duygular mı?"

Bu iki cevap farklı yerlere çıkar. Belirtiler hafiflemiş ama suçluluk, değersizlik ya da söylenemeyen bir öfke yerinde duruyorsa, kontrol görüşmesinde konuşulması gereken şey ilacın kendisi değil, bu duyguların nereden geldiğidir.

Bu ayrımı yapmış olmanız, hekiminize verebileceğiniz en işlevsel bilgiyi verir. Çünkü "ilacım yetmiyor" cümlesi ile "belirtilerim hafifledi ama içimdeki ağırlık yerinde" cümlesi, tedavinin yönünü farklı belirler.


Uzm. Dr. Alper Baş — Psikiyatri ve Psikoterapi

Yorumlar


bottom of page